13 Mart 2017 Pazartesi

size söz

Kimse var mı buralarda bilemem ama anlatma ihtiyacı büyüdü içimde tam da şu saatte.
 Hani o günün yapılmayanlarıyla giriyoruzya yatağa kendimize kızgın geçip giden güne şaşkın şaşkın bakarak. İşte ben bu gece çok huzurluyum onu anlatmak istedim. Durun açıklayayım.
Öncelikle bu yapılmayanların amaçlarımızı 'todaysgoals' makul seviyelerde tutmadığımız için yapılmadığını farkettim (duyan da yerçekimine eşdeğer bir şey buldum sanacak). Mesela ben yazmışım ki yarın bir şeylere başlayacağım haberiniz olsun. Şairin burda demek istediği erkenden kalkıcam, sporumu kahvaltımı yapıcam, okula gidicem, çılgınlar gibi ders çalışıcam. E olmaz. Sen günlerini o dizi senin bu film benim diye adil internet kotasını doldurarak geçirmişsin kaç senedir, birdenbire nasıl değişeceksin. Adım adım ilerleyeceksin kural bu.
Birincisi öncelikle okula gitmeye başladım.  What are you talkin about?? derseniz derslere devam zorunluluğum olmadığı için istersem gidiyorum yani gidiyorsam zorunluluktan diil dersi dinlemek için gidiyorum. Sabah uyanamadım mı öğleden sonraki derslere gidiyorum 'ay sabahtan gidemedim zaten yarın sabahtan giderim' yok. Mükemmelliyetçi olalım derken siftah yapmadan kepenk indiren esnafa döndük. Neyse efenim bu birinciyi 4-5 haftadır yapıyorum.
İkinci, üçüncü ve dördüncüye ise perşembe günü başlayıverdim bir gazla. Günün anlam ve önemi şöyle ki çarşamba günü doğumgünümdü ve ben insanların 1 ocakta şuna başlayacağım bunu bırakacağım şöyle olmayacağım gibi kararlar alma kafasına girdim birden. Çünkü benim doğumgünüm de benim 1 ocağımdı.
Aslında yürümeye doğumgünümde başladım. Üç canım arkadaşım da eliftir ne yapsa yeridir deyip eşlik ettiler bana.
İkincisi ne derseniz yemek işi efenim. Bakın diyet demiyorum zira kelime kendi başına beni bunalımlara sokmakta. Yine adımları küçük attım misal sabah düzgün bir kahvaltı yapıyorum .
Üç kişilik olmasını göz ardı edersek sağlıklı bir öğün kendisi
Yemekhanede ekmeksiz yiyorum yemekleri mesela.
Foto iç açıcı değil ama örnek olsun ( tabi kemal paşalar da yenmedi)
Ha dışarda mı yemem gerekti gazlı içecek almıyorum yemeğimin yanına, bol yağlı ya da kızarmış birşeyler yiyeceksem bile zincir restoranları tercih etmiyorum.
Ay iyi ki gazlı içecek almadım her şeyi yiyebilirim halleri 


Bu basamak da çok zor gibi değil. Siz ne dersiniz?
Üçüncüsü spor. Hı hı evet canım sen git bir buçuk metre boyunla neredeyse 90ı gör sonra da spor yapıcam ben artık. O iş öyle olmuyo canım hangi hareket sana yarardan çok zarar getiricek bilemiyorsun. Tabi ki bir uzmanla hangi kiloda olursan ol doğru hareketlerle spor yapabilirsin fakat şu an bir spor salonu üyeliği için ayıracak bütçem yok. Fakat ben yürümeyi çoook severim. Dört gün evden çıkmam beşinci gün 10 km yürüyüm. Ama yine gördüğünüz gibi bir süreklilik yok. O zaman dedim bugün spor yapmalıyımı bugün yürüyüş yapmalıyımla değiştireyim ve oldu. 5 gündür fıtı fıtı yürüyorum.
6452 adım sayısı mesela. Pazar ptesi ve salıdan sonra yükselerek arşa değen başımı farketmişsinizdir sanırım.
Dördüncü olaraksa sürekli çizelge hazırlamaktan çalışamadığımı farkettim. Dedim başlarım çizelgeye de plana da aldım notlarımı gittim kütüphaneye (tabi yürüyerek) . Ve inanın çalıştım. Tabi çizelge yapmıyorum diye kafamda çizelgeler oluşmuyor değil ve ben gerisinde kaldığımı biliyorum yapılması gerekene göre.
 Peki bu beni strese sokuyor mu ? Hayır. Çabaladığımı bilmek, o günü boş geçirmemiş olmak huzurlu olmama sebep sanırım.
Beşinciye de sabah başlayacağım diye ümit ediyorum  : erken kalkmak.
Ben hep bu saatlere kadar oturup ( en iyi ihtimal) sonra da aaaa uykumu almalıyım ki yapacaklarımı daha verimli yapayım deyip geç kalkıyorum bilinçli bir şekilde (!) Sonra da o ilk yazdığım öğleden sonraki derse gidebilme durumu çıkıyor ortaya. Hal böyle olunca o döngüyü hiiiç kıramıyorsun. Ne mi yapıcam?  3 küsür saat sonra kalkıcam. 'Size söz ' kalkıcam. Belki(kuvvetle muhtemel) yarın sersem sersem ortalıkta dolanırım ama alışkanlık edinmek de kolay bir şey değil zaten.

Lise kompozisyonlarım da dahil yazdığım en uzun yazı olabilir. Kalın sağlıcakla, iyi geceler...

                             yaş yirmiyedi, elif

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder